Bana Ulaşın

Yandaki formu kullanarak bana ulaşabilirsiniz

 


İstanbul,
Türkiye

ZENCEFIT

2013 muhasebesi ve İskoçya günleri

Burcu Henderson

Merhaba, döneli 1 haftadan fazla oldu ama buraya ancak uğrayabildim. Yeni yılda ilk temasımız olduğuna göre, hepimiz için iyi bir sene olmasını dilemek de yersiz sayılmaz :).  2013 iyisiyle bizi sevindirdiği kadar, kötüsüyle de bizi fazlasıyla üzdü.  Bu blogun perspektifinden bakacak olursak, bu yıl benim beslenme ve spor konusunda daha bilinçlendiğim, koşma konusunda kendimi geliştirip, ilk yarı maratonumu koştuğum hatta yaş kategorimde ikinci olup madalya aldığım ve sınırlarımı keşfettiğim güzel bir yıl oldu. Bazı hedefler var ki 2014'e kaldı ama hedefler hiç bitmesin ki, bizler de çalışmaya devam edelim, öyle değil mi?  Yılın ilk hedefi Mart ayı sonuna kadar  (Nisan mı deseydim? :)) yağ yüzdemi %21,5 tan, % 18 civarına düşürmek, yıl sonuna yakın en az 1 tam maraton koşmayı da istiyorum. 2. seçenek biraz başka durumlara da bağlı ama hedef olarak şimdilik dursun :) .

Gelelim 13 günlük İskoçya maceramıza.  Tatil söz konusu olunca sağlıklı beslenme ve spor biraz sekteye uğradı tabi. Aralığın ikinci haftasından itibaren  yurtdışında hayat yemek, içmek, eğlenmek ve sevdiklerinizle iyi vakit geçirmeye odaklı olduğundan, özellikle yemek konusunda sağlıklı seçimler yapmak fazlasıyla zor oluyor. Yine de 4 gün koşmayı ve sanırım şeker tüketimimi de geçen yıla göre daha az da tutmayı başardım sanıyorum. Size çikolatalar hediye edilip, yemekler havada uçusunca  bu da zor bir durum ;).

İlk koşumuzu vardığımızın 2. günü Edinburgh'da yaptık. Grassmarket'taki otelimizden çıkıp, Royal Mile'ın aşağısına  koşarak Holdrood Park'a varıyoruz. Burası Arthur's Seat de denilen şehri yukarıdan gören tepelerin çevresindeki park. İlk gün tepelerin arasından biraz trail koşup, parkın başka bir kısmında kosuyoruz. Hava 4 derece, tepelerin arasındaki rüzgarın sertliğini anlatmam imkansız , hissedilen derece de daha düşük tabi. Gözlerim yaşarıyor, burnum sel gibi rüzgar yönünde akıyor :) Evet çok hoş bir durum değil ama gerçek bu :)  Bir süre sonra tepelerden yola iniyoruz, koşu biraz daha normalleşiyor :)

Koştuğumuz parkurda manzara inanılmaz, koşarken yine içimi bir huzur kaplıyor. Manzaraya karşı Guy J'in 1000 Words albümünden bir şarkı çalınıyor kulaklarıma, hangisi olduğunu bilmiyorum ancak sözsüz müzik o anki ruh halimi çok güzel tamamlıyor. Koşmasaydık bu parka heralde gelmezdik, iyi ki koşup bu güzellikleri de gördük diye geçiriyorum içimden hatta bu düşüncemi sesli olarak Spenny ile de paylaşıyorum, o da onaylıyor.

Parkta bebeğinin arabasını iterek koşan bir anneye rastlıyoruz. Bu fotoğrafı  çocuğum var spor yapamıyorum bahanelerine sığınan bazılarına ithaf edip diyorum ki, çok isterseniz yaparsınız, istemezseniz bahane bulursunuz ;) . Bana kızmayın, acı ama gerçek bu!  :)

İkinci gün sadece parkın cevresini dolaşıyoruz, inişli, çıkışlı güzel bir parkur ama neyse ki tepelere tırmanmak yok : ) Son koşumuzu  Edinburgh Kalesi'nde noktalıyoruz, o da yukarıda olsa da iyi hissettiriyor.

Edinburgh'da koşmanın keyfi anlatılmaz yaşanır, belki de Edinburgh Maratonu için şimdiden çalışmaya başlamak lazım :) .

Deniz ürünleri sağlıklıdır, üzerlerindeki sarmısaklı tereyağını saymazsanız ;) 

Tırmandığımız yerlerden biri St Anthony's Kilisesi'ne varıyordu, zorlu bir yolu olmasına rağmen güzel bir deneyimdi. Bu arada yanımda 1 takım koşu kıyafeti götürdüm, genelde orada da aldığımız için fazlalık taşımak istemedim.

Bir önceki yazıma

istinaden burada giydiklerimi sıralarsak, sütyen, üstünde Nike drifit uzun kollu üst ve Nike Shield Flash koşu ceketimi giydim. Bu ceketi ilk olarak İskoçya'da test etmek çok yerinde oldu. Islak, soğuk ve rüzgarlı açık hava koşulları için birebir. Çok hafif olması da en önemli artılarından biri, şu an en favori koşu parçam olarak nitelendirirsem yanlış olmaz. 

Moda dergileri kadar, sağlık/fitness ve koşu dergilerini de okumayı seviyorum. 

Bu fotoyu dikkatle okumanızı tavsiye diyorum. Kuşları beslemekle ilgili verilen direktiflerde bizim için de çok önemli çıkarımlar mevcut. Beyaz ekmek ve pişmiş yemekler (Pirinç ve cips) kuşları hasta ediyorsa, bizleri de etmesi çok normal. Beyaz ekmeğin besin değeri çok düşük olduğundan, ekmekle beslenmeleri, çok ciddi vitamin eksikliklerine sebebiyet vermekteymiş. Muhasebeyi siz yapın ;) .

Bu sefer vaktimizin bir kısmını sağlıklı yaşam zincir mağazası 

Holland and Barret

 da geçirdik. Sağlıklı yaşamla ilgili bilip de bulamadığınız ne varsa orada var. Çeşit çeşit yağlar, glutensiz yulaflar, sağlıklı atıştırmalar, besin destekleri.. aklınıza gelen ne varsa orada bulabilirsiniz. Bir sağlıklı yaşam neferi için bulunmaz bir hint kumaşı. Bu durum sizi afallatıyor, istediğiniz her şeyi almak, bavula atmak istiyorsunuz ama bagaj problemi diye bir şey var :) .Ben de alışverişimi sınırlı tutuyorum. Spordan mı çıktınız, ara öğüne mi ihtiyacınız var yukarıdaki uygulama ile protein karışımınızı alıp, yolunuza devam edebilirsiniz. 

Su mu almak istiyorsunuz? Durun daha iyisi var, vitaminlisi, öğün yerine geceni ancak bu tarz içeceklerin içinde seker kadar kötü olan aspartam veya diğer kimyasallar var dolayısı ile etiketleri iyi okumak lazım.

İki gün kaldığımız St. Andrew's da yine zamanlar uymadığı için koşamıyoruz. Sevgilimin beni St Andrew's ayazında kumsalda koşturma planları başka bir bahara kalıyor. Diğer iki gün de ailemizin yanında kalırken koşuyoruz. Orada kaldığımız süre içersinde rüzgar fırtınaya dönüşüyor hatta bazı yerlerde 2 günlük elektrik kesintilerine sebebiyet veriyor.  Ben o kadar sert rüzgarda koşmaktan hoşlanmadığıma kanaat getiriyorum ve Spenny benden  toplamda 2 gün daha fazla koşmuş oluyor.

Tepeyi koşarak çıkınca, ödülümü alıyorum :). 

Hiç geyik koşusuna katılmadım ama bu bir giriş olabilir. 

Bu sefer çok alışveriş yapmadım.

Tatil çok güzeldi tabi ama o moda girdin mi de çıkmak kolay olmuyor. Şimdi yaklaşık 2,5 kg fazlamla, 2 saatlik zaman farkından da yadigar kalan uyuma ve uyanma saatlerimi eskiye döndürmeye çalışıyorum. Ha bir de kutularca çikolata, zayıf anımı beklemekte :). Rutine dönmek kolay değil ama olacak, ulaşılması gereken hedefler bizi bekler :) .