Bana Ulaşın

Yandaki formu kullanarak bana ulaşabilirsiniz

 


İstanbul,
Türkiye

ZENCEFIT

New Balance Bozcaada Koşusu

Burcu Henderson

Son dakika olmuştu New Balance Bozcaada Koşusu'na katılmaya karar vermemiz. Yolu bildiğimiz için cuma gidip, pazar dönmek biraz külfet gibi geldi ve biz cuma erken orada olup, pazartesi  kahvaltıdan sonra dönmek üzere kendimizi ayarladık. 

Cuma erken saatlerde, yorgun olarak vardık adaya, biraz takılıp erken akşam yemeği yiyip  erken yatıp ertesi günü koşuya dinç olarak kalkmak üzere plan yaptık.

Ayakkabı kardeşim

Iconjane 

Cuma akşam yemeğimiz biraz meze, ızgara ahtapot ve bol sudan oluştu. 

Ertesi sabah kahvaltıdan sonra, tişörtlerimizi alma teşebbüsünde bulunuyoruz ancak göğüs numarası görmeden verilmediğini öğreniyoruz. Neden kimlikle verilmediğinin anlamsızlığını sorguluyoruz. 

Koşu 14:00'de başlayacak. Hava, sabahtan sıcak olacağı sinyallerini veriyor. Daha önce katıldığım diğer 4 koşuda en geç 10:00 gibi başladığından, sıcaklık beni ve arkadaşlarımı ilk kez koşacağımız bu parkur için biraz endişelendiriyor  ancak 10k yı daha önce koşmuş kişiler olarak bitirebileceğimizden eminiz. Sadece böyle bir hava için o saatin fazlasıyla geç olduğunda hemfikiriz. Bol bol su içiyoruz, buna ihtiyacımız olacak.

13:00'den sonra meydanda ısınma hareketleri yapılacağından, eve gidip üzerimizi değiştirip geliyoruz ama koşuya 2 saatten fazla var. Beklemek insanı biraz yoruyor. Allahtan kahvaltımızı iyi etmiştik, aç değiliz hiç birimiz.  Enerji versin diye birer avuç kuruyemiş yiyoruz, daha fazlasına da ihtiyacımız yok zaten.

Isınma hareketlerinden önce toparlanıyoruz. Ben tercihimi bel cantasından yana kullanıyorum çünkü bana bazen kola takılandan daha zahmetsiz geliyor. Yolda onun kaymasıyla,  sıcakta kolumu sıkmasıyla ugraşamayacağım için, ne kadar estetik durmasa da takıyorum çantamı, koşarken konforum önemli. :)

Tüm katılımcılarla beraber ısınma hareketlerimizi yapıyoruz, kasları alıştırıyoruz. 

Merkezden Jandarma'nın oraya başlangıç noktasına yürüyoruz kalabalıkla, zaten çoktan hazırız. Bir an önce başlasa da, görsek o bahsedilen yokuşları ve onları nasıl aşacağımızı diyoruz.

Koşu başlamadan sevgili arıyor, son hadi göreyim seni konuşmaları yapılıyor. :) 50 faktör güneş ürünleri tekrarlanıyor, güneş insanı yakıyor. 

Bizim ekip mutlu ve hazır, her şey yolunda.  Beklerken konuşmalar yapılıyor, fonda I will survive duyuluyor. O sıcak ve yokuşları düşününce manidar! :) . 

Uzun bekleyişten sonra start veriliyor. Ben kendimi son olarak Belgrad Ormanı'ında yaptığım gibi 1 km'yi 6 dk da koşacak gibi ayarlıyorum, hedefim en fazla 1 saatte bitirmek. 2. kmden sonra yokuşlar başlıyor, 3. kmyi 6:04 te bitiriyorum, havanın sıcaklığı zorlayıcı. Koşmaya devam. 3. km dışında hızım 6 dakikadan düşük, genelde 5:45-55 arası koşuyorum. Oldukça iyi, o zamanlara yokuşlarda ihtiyacım olacak ama ben de iyiyim, o fark beni zorlamıyor.  Ben 4. km ye doğru yaklaşırken, 10 k 'nın dönüş yapan birincileri geçiyor yanımızdan. Onları alkışlıyorum ve gıpta ediyorum. Ne kadar da hızlılar diye geçiriyorum içimden. :) 5k'ya doğru en uzun yokuşlardan birini çıkıyoruz ama ben zorlanmıyorum, hiç durmadan hızımda koşuyorum.  Yaptığımız basamak antrenmanları ve yokuş antrenmalarının burada önemini anlıyorum. Beni zorlayan tek şey susuzluk. 

5k dönüşünü gördüğümde rahatlıyorum, sonunda su içebileceğiz.  Çipimin okunma sesini duyuyorum, suyumdan bir kaç yudum alıyorum. Biraz yokuş aşağı koşuyoruz, dönüşte denizi görüyorum uzaktan. Ona bakıyorum bol bol, manzara beni motive ediyor.  Biraz kafamı ıslatıp, suyumu koordinasyonumu bozuyor diye atıyorum. Daha da hızlanıyorum, artık 5:55 lerden daha düşük zamanlarda koşuyorum.  Bazı kişileri hedef belirleyip, onları geçiyorum.:)  Müzik kulağımda, sadece burası için yaptığım yüksek tempolu playlistimi dinliyorum.  Her şey iyi gidiyor, bir de bu susuzluk olmasa. Suyumu atmakla hata mı ettim acaba diyorum ama dayanacağım. 8km 'de bir su istasyonu daha var allahtan, ordan da suyu alıp biraz içiyorum, ondan da kurtuluyorum. Son 2 km'de artık hızlanmanın vakti geldi, hızımı arttırıyorum. Son 1,5 km'de koşmaya devam ediyorum ancak finishi olduğu yerde bir türlü göremiyorum. Nereye götürdüler bu finishi diyorum kendi kendime ama durmuyorum, sonunda göreceğimi biliyorum. Nabızım 181 leri görüyor, finishe yaklaşırken. Tüylerim diken diken oluyor, bacaklarım titriyor bitirdiğimde.

Iconjane

beni bekliyor finishte , sağolsun bir de fotomu çekiyor. Ben bıdır bıdır, nefes nefese konuşuyorum :) Benim saatime göre 58:46 ancak resmi sonucun bundan düşük olacağını tahmin ediyorum.  Her durumda

Runtalya

'dan düşük. Runtalya hem dümdüzdü, hem de böyle bir sıcak yoktu. Onları düşündükçe, bu zamanlama beni mutlu ediyor.

Kızlarla buluşup klasik pozumuzu veriyoruz, koşunun değerlendirmesini yapıyoruz. Resmi sonuçlara göre katılan toplam 486 kadından, 57. sırada koşuyu

58:32

de tamamlıyorum. Kendi yaş grubumda ise 111 kişiden 15. sıradayım. Böyle zor bir parkurda, yine bir ilerleme kaydettiğimi görmek güzel, kendimi geçtiğim için mutluyum. 

Akşam 21k koşanlarla konuşuyoruz, buranın 10k sı Runtalya'nın 21k sına bedel diyorlar.  Siz 10k da yokuş çıktınız ama yokuşlar bitmiyor ve 300 mt rakım çıktığımız oldu, çok zorluydu diyorlar. Bizi bir düşünce alıyor, seneye 21k koşar mıyız emin değilim ama seneye  Runtalya'da yarı maraton bizi bekler  gibi duruyor :) 

Koşuyla ilgili 2 yapıcı eleştirim olacak biri 23 derece gösteren ama 27-28 derece hissedilen havada, yolda canlı müzik olacağına daha fazla su istasyonu olsaydı, daha çok makbule geçerdi bu bir. İkincisi daha sonra konuştuğumuz Rengigül'ün sahibi Özcan Hanım ve koşuya katılan daha düşük yaş grubu arkadaşlarımızdan anlıyoruz ki, kadınlar kategorileri erkekler gibi değil, daha az kategori var. Aslında tüm doğum tarihleri kayıtta alınıyorken ve erkeklerde daha fazla kategori varken, kadınlarda bu neden az? Katılanları motive etmek açısından, tüm kategoriler katılımcıların yaşlarına bakılarak belirlenmeli kanımca, bu çok zor bir iş değil. Umarım seneye bu noktalar düzeltilir.

Şapka: Adidas

Şort: Nike

Üst: Adidas Formotion

Çanta : Karrimor Run

Ayakkabı: Nike Flyknit1

Gözlük: Oakley 

Esnetme hareketlerimiz için Polente'nin sandalyelerini kullanıyoruz :). 

Geçirdiğimiz bu 3 güzel günün koşu dışındaki eğlenceli detaylarını bir sürü foto eşliğinde diğer blogum

www.modacadisi.com

dan okuyabilirsiniz.   Durmak yok, koşmaya devam! :)