Bana Ulaşın

Yandaki formu kullanarak bana ulaşabilirsiniz

 


İstanbul,
Türkiye

UPDATE ON OUR FITNESS, RUNNING AND NUTRITION

ZENCEFIT

UPDATE ON OUR FITNESS, RUNNING AND NUTRITION

Burcu Henderson

rr1

On my first visit to Baku in May, we immediately looked for gym options that would suit us. We visited 4 gym options on that weekend which are pretty much 5-6 min walk from home. We really liked  luxurious "The Club" in Port Baku which provides so much including pool but the prices we ridicilous. JW Marriot and Landmark Hotel's gyms as well close to that. As a principle, we refused to pay that much money for exercising because we believe exercising is not a luxury. We also really like to be outside. We have found our gym called  "Best Gym". It's  belong to Azerbaijan Fitness and Body Building Federation. On budget wise, it's cheap so we can spend the cash on our next holidays, close to home and have lots of fitness gear, well from the 80's. Yes, if you forget about today and close your eyes you can feel like you are in a gym from one of the movies. You know the movies that some athletes from Eastern European Communist regimes try to make their way to freedom and success. I especially can't stop laughing  when Eye of the Tiger from Survivor is on play then it completes the scene. There are many body builder guys around and a lot of testosterone and sweat in the air. At least they are there for working, nobody chatting around much. It's always packed unless we go there as first thing in the morning. We are ok with all of that but we wish it's open at 7:00 am instead of 08:00 . Anyways, it has everything we need and we try to make our way to there at least twice a week.

Baku'ye ilk ziyaretimde hemen spor salonu aramaya başlamıştık. O haftasonu eve 5-6 dk uzaklıkta tam 4 salon gezdik. En cok ,en luks olan Port Baku'deki "The Club'ı "begendik. Cok fazla aktivite onermesi guzel olsa da, fiyatı cok ucuktu. Diğer iki secenek J W Marriot ve Landmark Otel'in fitness salonları da ondan farklı degildi. Prensip olarak biz spora bu kadar para harcanmasını dogru bulmuyoruz cunku spor yapmak bir luks degildir, ayrıca biz acık havada spor yapmayı seven insanlarız. Daha sonra Azerbaycan Vucut Geliştirme ve Fitness Federasyonu'na ait Best Gym'i bulduk. Fiyat olarak oldukca uygundu ve bu sayede o pahalı salonlara ayıracagımız bütçeleri tatillerimizde harcayabilirdik. Salon eve cok yakın ve yeterince ekipmana sahip ama ekipmanlar 80'lerden kalma. Evet, gozunuzu kapatıp bugunu unutursanız o bazı film sahnelerindeki salonda oldugunuzu sanabilirsiniz. Hani bazı filmlerde Dogu Blogu komunist ülke sporcularının basarı ve ozgurluge ulasmak için calıştıkları yerler vardır, hah işte bizim salon da biraz onlara benziyor. Hele bazen Survivor'dan eye of the tiger calmıyor mu, işte o zaman sahne tamamlanıyor ve ben kendime hakim olamayıp guluyorum. Cevrede pek cok body buildingci, havada fazlasıyla testosteron ve ter oluyor bazen. Herkes spor yapmak için orada ve etrafta konusup sosyallesmeye calısan tipler yok. Cogunlukla dolu ama sabah ilk acılıs zamanı gidince fazla kimse olmuyor ve biz de oyle yapıyoruz.Tum bunlar bizim icin sorun degil ancak saat 08:00 yerine 07:00 de acılsaydı, daha mutlu olurduk. Neyse, bize gereken her sey var ve haftada en az 1-2 gun oraya gidiyoruz.

Top / Ust : Adidas    Leggings / Tayt: MPG Sportswear  Shoes / Ayakkabılar: Asics Gel -Kayano 19 Sunnies / Gozluk : Oakley Women 

Top / Ust : Adidas    Leggings / Tayt: MPG Sportswear  Shoes / Ayakkabılar: Asics Gel -Kayano 19 Sunnies / Gozluk : Oakley Women 

We came here for good on the first day of summer. We discovered there's an almost 6 km long place called Bulvar along the Caspian sea which is just 5 min running from home. It's flat, surface is cement but no cars and lots of trees and green areas, cafes..etc so it's not bad for  running. It's like what Bosphorus to Istanbullers. On very hot days on the other hand, sometimes I try to stay away from the Caspian because sadly it's not clean and smells like oil mixed sewage which is bothering me as I  am sensitive about smells. I didn't run any long distance like half marathon..etc since we came here because there's no place like that to go on that distance. There are very few runners around and they are mostly foreigners.  As we all know summer is not good time for running but we try to run like 2-3 times a week. We sometimes choose a different way and after 3 kms of running we climb about 1000 steps to the Shahidlar Khiyabani ( Martry's Cemetery)  on the top and take a different way home. This place is beautiful spot overlooking the city built in honour of the victims of 20th January 1990.  However we are not as fit as we used to be and the weather is so hot  so we will try to do steps again when conditions are better.

Baku'ye tamamen yazın ilk gunu geldik. Eve 5 dk uzaklıktaki, Hazar Denizi boyunca yaklaşık 6 km lik Bulvar bizim genelde kullandıgımız koşu parkurumuz. Duz ve beton, arac trafigine kapalı, uzerinde kafeler, bol agac ve yesil alan var. Istanbullular icin Bogaz ne ise, Baku'luler için de Bulvar oyle bir yer. Diger bir taraftan cok sıcak gunlerde kıyıdan kosmak biraz zor olabiliyor cunku Hazar Denizi temiz değil ve sıcaklık etkisi ile bazen petrol ile karısık, kanalizasyon gibi kokuyor bu da benim gibi hassas burunlular için biraz rahatsız edici olabiliyor, oyle gunlerde denize daha uzakta koşmaya calısıyoruz. Buraya geldiğimden beri, yarı maraton gibi mesafeler koşmadım cunku oyle bir alan kesfedemedik. Baku'de koşan az ve cogunlukla yabancılar. Yaz sıcak gectiginden kosu performansı da dusuyor ama haftada 2-3 kere koşmaya calısıyoruz. Bazen daha farklı bir yol seciyoruz ve 3 km kadar kosup, yaklasık 1000 merdiven çıkarak Sehitler Mezarlıgı'nın ( Shahidlar Khiyabani) oldugu tepeye ulasıyoruz ve oradan ust yoldan eve donuyoruz. Burası sehri tepeden goren guzel bir nokta ve 20 Ocak 1990'da sehit olanlar için yapılmış. Hava sıcak ve eskisi kadar fit olmadıgımızdan merdivenleri her zaman tercih etmiyoruz ancak sartlar iyileştiginde, o antremana tekrar donecegiz.

rr3

 

All through the summer we haven't devoted ourselves %100 to our fitness but still try to stay active much as we could. In july I have 15 days of running and fitness, when it was like 21 days on my good months. I've also started golf practice twice a week that might be an effect on the days dropping but I can not count golf days as I am active. On nutrition front we were worse than our fitness. Moving to another city could change all your habits and I think I can call last three months as adaption and transition phase.I was feeling like I was on a holiday. If you are in a new city, you want to try everything on food wise, every pastry , every chocolate  or drink at the supermarkets that you don't know about.  Baku is the king of the sweets if you look at the big sweet sections at the supermarkets and sad but true nobody cares about healthy living. Junk food has become a bigger part of our lives than it ever was. The meat and vegetable quality here is not so good as well, sometimes it's even tough to find whole wheat flour. We want to try new restaurants and go out like more than we do in Istanbul. When we go out, it's mostly with the Scots and those guys are good drinkers that you have to keep up. I think at this stage, our fitness just stop us putting more weight.  In fact it started  back in February when I was working like 18-19 hrs a day as event operations manager and continue to here and a lot happened in between. As a bottom line, our minds were not there %100 with fitness and nutrition. I am like 3,5 kgs over than I was in last November when my fat percentage was 21,5 and I was 52 kgs. It's still normal to the BMI but I didn't like it back than and I don't like it now. 

Yaz boyunca kendimizi % 100 fitness'a verdik dersem yalan olur ancak mumkun oldugunca aktif olmaya calıstık. Gecmişte iyi aylarımda yaklaşık 21 gun spor yaparken, Temmuz'da sadece 15 gun spor yapmısım. Haftada 2 gun golf antrenmanına baslamamın da dususte etkisi olabilir ancak golf gunlerini aktif oldugum gunler olarak saymam yanlıs olur. Beslenme yonundense, fitness yonunden kotu durumdaydık. Bir baska sehire tasınmak alıskanlıklarınızı tamamen degiştirebiliyor ve ben gecen 3 ayı bir adaptasyon dönemi olarak sayıyorum, sanki tatilde gibi hissediyordum. Yeni bir sehirde yasıyorsanız, gordugunuz her seyi denemek istiyorsunuz. Bu hamur islerinden, marketteki tatmadıgınız çikolatalara ve içeceklere kadar varabiliyor. Supermarketlerdeki  şekerleme reyonlarının buyuklugunu görmeniz lazım, kilo ile şekerleme satılması olagan bir durum ve pek cok kimse saglıklı yasamaya ozen gostermiyor. Et ve sebze kalitesi dusuk, her şeyi bulmak mümkün degil hatta bazen tam bugday ununu bile zor buluyorum. Sehirdeki restoranları denemeyi seviyoruz ve İstanbul'dakinden daha fazla gece dısarı cıkıyoruz. Hele dısarı cıktıgınız adamlar İskoçlar gibi saglam içicilerse o zaman durumunuz daha da zor :). Sanırım bu sürede kosu ve fitness bizim daha fazla kilo almamızı engelledi diyebiliriz. Aslında bu surec Subat'a, gunde 18-19 saat calıstıgım son işime kadar dayanıyor ve o zamandan bu zamana arada bayagı bir seyler oldu. Kısaca ozetleyecek olursam, kafamızı 100 % spor ve beslenmeye vermis degildik. Şu anda gecen Kasım'da olculdugumden 3,5 kg daha agırım, 52 kiloydum ve yag oranım 21,5 idi. Vucut kutle indeksine gore normal sınırları icersinde olsam da, o zaman bile yag oranımı yuksek bulmustum.

rr4

Those are not confessions or excuses but I've tried to paint a picture for you where I am right now.  Our fitness is ok but I know if I would like to loose fat and be fitter I have to watch my nutrition and eat clean. As we all know it's 30 % fitness, 70 % nutrition to reach that goal. Starting from September the temperatures started to get normal and I had my mojo back. I am back to running and gym more frequently and watching my diet and cut the junk food out of it. My first goal was to drop my original weight latest by the end of  October and from there to lower my fat percentage and build more muscle mass. The only obstacle in front of me is my 10 days break in Istanbul. I've really missed the food there and sure will eat loads. Since I will be back to  my favourite running routes Macka Park and Bosphorus I am sure I will be fine. :)

 

Bu yazdıklarım itiraf veya bahane degil ancak size durumumuzu resmediyorum. Egzersiz durumumuz aslında iyi ama yag oranını dusurmek icin ve daha fit olmak icin beslenmeme dikkat etmem ve temiz beslenmem şart. Hepimizin bildigi gibi bu hedefe ulasmanın yolu %30 spor, %70 beslenmeden geciyor. Eylul basından itibaren dereceler biraz daha normale geriledi ve ben de motivasyonumu geri kazanmaya başladım.  Daha cok kosuyorum ve salona daha fazla gitmeye calısıyorum, beslenmemi duzeltiyorum ve daha temiz besleniyorum, abur cuburu beslenmemden çıkarttım. İlk hedefim en gec Ekim sonuna kadar 52 kiloya gerilemek, sonra ise yine yag yuzdesini dusurup, kas yuzdesini arttırmak. Onumde tek buyuk sınav, İstanbul'a yapacagım 10 gunluk ziyaret. İnanın bazı yemekleri cok ozledim ve cok yiyecegim kesin ama en sevdigim parkurlar Maçka Parkı ve Bogaz elimin altında olacagına göre, durum o kadar da kötü sayılmaz.

rr6
rr7