Bana Ulaşın

Yandaki formu kullanarak bana ulaşabilirsiniz

 


İstanbul,
Türkiye

modacadisi.jpg

MODA CADISI

Filtering by Category: "Holiday"

Uçur beni rüzgar

Moda Cadisi

İskoçya rüzgarsız olmaz ama bu sefer biraz dozu kaçmıştı. Özellikle St. Andrews'da sizi istediğiniz yere araçsız götürebilecek bir kıvamdaydı :). Fotoğraflardaki yerinde durmayan parçalardan da bunu anlayacaksınız zaten ;). Bundan sonraki kıyafetimde biraz buna benzeyecek sizi uyarmalyım. Bavul yapmak söz konusu olunca benim için ozellikle hafif, buruşmayan, birbiriyle kombinlenebilen parçalar o yolculukta bana eşlik edebilirler. Bu yolculukta da yine taytlar ve dar pantolonlardan vazgeçmedim. Zaten kış geldi mi, onlar benim bir nevi üniformam sayılırlar. Çekim yaparken bir süre o soğuk rüzgarı yedikten sonra, sonunda doğru yolu kalın beremi takıp, paltomun önünü kapatarak buldum.

I can't think Scotland without the wind however it was a bit too much last time. Especially in St. Andrews you could go from one spot to another with the help of wind, a vehicle was a waste of time :) You will also see that yourself with moving pieces in my outfit. I also should warn you because my next outfit post will also be very much alike to this one. When I pack, I mostly take light, non wrinkly, versatile pieces with me thus I took leggings and skinny pants with me. When winter arrives I call those pieces as my uniform anyway. After resisting the cold, strong wind I found the right way by wearing my thick beanie.

Palto/

Coat:

Isabel Marant

Tayt ve üst/

Pants and top:

Topshop

Gömlek /

Shirt:

H&M

Çanta /

Bag:

Urbanoutfitters

Botlar /

Boots:

French Connection

Eldiven /

Gloves:

Evans

Gözlük /

Sunnies:

Michael Kors

Bere /

Beanie:

All Saints

                                                    Atkı/

Scarf:

Lyle and Scott ( Burada sevgilinin bavuluna sarkmış olabilirim / Here I might steal from my fiancé's suitcase :))

Meğerse yaz bitmemiş :)

Moda Cadisi

Bodrum'a gidince yine yaza döndük ama hakkını yememek lazım burada da havalar geçen hafta ortalarında gayet güzeldi. Esen Yat'ın düzenlediği golf turnuvasının davetlisi olarak gidince, pazar günü yapılan gala yemeğine de gitmek kaçınılmaz oldu.

Bu elbiseyle geçen sene talihsiz bir başlangıç yapmıştık, bir de benim aldığımı hemen giymeme huyum eklenince kavuşmamız bugünlere kaldı.

It was like flashback to summer when we were in Bodrum recently. Ok I must admit the weather was also not bad in Istanbul last week. We were invited to golf tournament hosted by Esen Yacht so attending gala dinner was a must.

This dress and me couldn't make a good start last year. In addition to that, my habit of not wearing the clothes that  I purchased right away, prolong the reunion time.

Elbise /

Dress:

Off Ne Giysem for Mija

Ayakkabılar /

Shoes:

Dune

Çanta /

Bag:

Vintage

Kolye /

Necklace:

Zara

Gözlük /

Sunnies:

Forever21 

And the girls arrive Scotland

Moda Cadisi

Şimdi tatilin daha da eğlenceli olan bölümüne giriş yapıyoruz. Canlarım

Duygu

ve

Iconjane

İskoçya'ya geliyorlar. Onları Edinburgh havaalanında karşılıyorum, sarılıyoruz birbirimize, güzel haber için kutluyorlar beni. :) Şaşırıyorlar beni şortla görünce, hava gerçekten o kadar sıcak mı? Evet gerçekten o kadar sıcak diyorum ve macera başlıyor :).

Now the fun part of holiday starts because my girls

Duygu

and

Iconjane

arrived to Edinburgh airport. They congratulated me for the "big news" and surprised to see me in shorts. They asked if it's that hot in Scotland, I said yes it's really hot and we hit the road all together :). 

 Öğleden sonrayı Glasgow'un merkezinde dolaşıp, alışveriş yaparak geçiriyoruz. Otelimiz

Malmaison

merkeze yürüme mesafesinde.

We spent afternoon in the center of Glasgow, wandered around and did some shopping. Our hotel

Malmaison

was very close to the center.

Bu zencefil birasına hastayım.

My favorite ginger beer.

Ertesi sabah sevgilimle Clyde nehri boyunca koşmaya çıkıyoruz. Yolda bu anıta rastlıyorum. Ayaklarının üzerinde ölmek, daima dizlerinin üzerinde yaşamaktan iyidir diyor üzerinde. İspanya'da faşizme karşı mücadele etmek için giden gönüllüler ve hayatını kaybeden Glasgow'lular için dikilmiş. Ülkem aklıma geliyor, içim burkularak koşmaya devam ediyorum.

The next morning me and my fiancé ran through the River Clyde and seen this beautiful statue and made me thought about my country.

Günlük planımızın ilk bölümü İskoçya'nın sayılı doğal güzelliklerinden Loch Lomond tekne turu. Loch Lomond İskoçya'nın ilk Ulusal Parkı. Pek çoğu tarafından İskoç göllerinin kraliçesi olarak tanımlanıyor  ve Highlands'e giriş kapısı olarak da biliniyor. Hava  biraz bulutlu ve serin. 2 saat sürecek tekne turu, 12:30 da başlayacak. 

On the first part of that day we took a boat trip at beautiful Loch Lomond . Loch Lomond  which is Scotland's first National Park, described by many as" The Queen pf Scottish Lochs" ( Loch =Lake)  and is also known as "the Gateway to The Highlands". The weather was a bit cloudy and chilly. Boat tour took 2 hrs and started at 12:30. 

Şansımıza bir sürü üstü açık tekneden, kapalı olan bize düşüyor, oysa ki biz açık havada oturabiliriz sanmıştık. Neyse bunu dert etmiyoruz, biraz dışarda, biraz içerde vakit geçiriyoruz. Tur boyunca gördüğümüz yerlerle ilgili yayın yapılıyor, aksandan kelli konuşanı anlamak kolay değil! ;)  İyi ki elimde yazılı metin var diyorum :).

We were a bit unlucky getting on a small and mostly covered boat 'cause we wanted to sit outside during the trip. Anyways, we both spent time inside and outside and listened to commentary. It was a tough job to understand what he said but thank god I had the printed version of the commentary. :)

Biraz turistlik yapıp, manzaraya karşı İskoç viskisi iyi gider diyoruz :) . Soldaki Talisker daha yoğun ve odunsu tatta, ben ise tercihimi soldaki Macallan'dan yana kullanıyorum  Fiyatlar sudan ucuz. Bu single malt viskilerin duble fiyatı 3 pound ( yaklaşık 9tl ). Bizim ülkede içki fiyatlarınının fahişliğinden, bu fiyatlara şaşırıp kalıyoruz ama bir yandan da  iyi ki viski sevdiğimiz içkiler listesinde üst sıralarda değil diye düşünmeden edemiyoruz :).

We played the tourist card and had single malt Scotch whiskies on the trip. The one at the left hand side is Talisker which is more strong and smokey, the other one is Macallan which was my choice. The prices were unbelievably cheap ( 3 pounds for each) when we consider our country which has the highest tax on alcoholic drinks. However whisky is not one of our favorite drinks :). 

Loch Lomond'un güzelliği tarif edilemez. Çok yeşil, sakin, korunmuş, huzur dolu. Etrafta kuşlar, geyikler görüyoruz, kanguru bile olduğu söyleniyor. Binalar genelde hep eski, bir tek inşaat yok.  Yavaşça ilerleyen tekneden adaları görüyoruz birer birer. 

Loch Lomond's beauty is beyond words.  Green, calm, protected and peaceful. We've seen many birds and deers, also they said there were kangaroos there. Our boat was sailing slowly and seen the islands one by one.

 Turun dönüş noktası Luss, tepelerin önünde konuşlanmış, sevimli mi sevimli bir sahil kasabası. Keşke burada biraz vakt geçirsek diyorum ancak bir sonraki dönüş saat 16:00'da ve geç olduğu için sadece burnumu çekiyorum. 

The turning point was Luss which is a cute town by the lake. I wish we could spend some time there but the returning boat was at 16:00 which was very late. 

 Biraz da kıyafetime bakalım. Fazlasıyla rahat bir kıyafeti bir önceki gün kızlarla aldığımız kısa tişörtle tamamlıyorum.

Let's take a quick look to my lazy outfit. It was so casual and worn the crop tee which we bought on the previous day.

Üst (Yeni) /

Tee (New) :

Atmosphere

Pantolon /

Pants:

Sparkle and fade

Ayakkabı ve parka /

Shoes and parka:

H&M

Gözlük /

Sunnies:

Marni at H&M

Luss iskelesinde kanı kaynayan gençler ağustosta bile ancak 12 dereceyi bulan göle atlıyorlar :)

On Luss peer the youngsters were diving to the water which only reaches till 12 degrees even in August :) 

Bu güzel yapı 18 yyda yapılmış Cameron House. 98 den beri otel olarak hizmet veren bina Michael Jackson'ı bile ağırlamış. Bu benim için önemli bir bilgi :)

This gorgeous building is Cameron House and serving as hotel starting from 98, even Michael Jackson stayed there. This is a very precious piece of information for me :)

Tur bitince West End'e gidip yemek yeme ve vintage dükkan gezme planları yapıyoruz ancak arabamız sürpriz bir şekilde bozuluyor. Otoyol kenarında servis beklerken, güneş de tam kıvamına geliyor. 

On the way to the West End, our car broke down and we had to wait at the highway for a while. Sun showed its warm face again.

Araba yüzünden kaybettiğimiz zamanda, açlığımız giderek artıyor. Zavallı sevgilim aç bilaç arabayı değiştirmek üzere West End'de bizden ayrılırken, kızlarla  

The Bothy

'de kendimize ziyafet çekiyoruz.

Unfortunately we lost time with broken car but my bf left us at West End, poor him went to change the car on a hungry stomach. Me and girls sat at

The Bothy

and stuffed ourselves with good food. 

Vintage dükkanlarının çoğu 17:00 gibi kapandığı için, West End'de istediğimiz gibi bir gün geçiremiyoruz.

The vintage stores closed at 5:00 pm so we couldn't have a day as we planned.

Kahvaltıda

Cafe Gandolfi

'deyiz. İçerisi farklı tasarımlarda tahta masa ve sandalyeleri barındırıyor, doku hoşumuza gidiyor. Kahvaltıyı sorarsanız, internet de yazıldığı gibi çok matah değil. 

On breakfast we've been to

Cafe Gandolfi

. We like the decoration with unique tables and chairs however  the breakfast is not that great like it's been said on the net.

Otelden çıkışımızı yapıp, Stirling'deki Wallace anıtına gidiyoruz. Hani şu hepimizin aklına Freedoooomm sözüyle kazınan Oskarlı yapım Cesur Yürek'in kahramanı William Wallace'ın. Biletlerimizi alıp, anıta doğru tırmanışa geçiyoruz.

After checking out, we drove to Stirling where the William Wallace monument is. As most of you remember him as the hero of an Oscar winning movie called Braveheart.  Got the tickets and took the hilly path.

Daha önceki gidişlerimde hava yüzünden ertelediğimiz anıt ziyaretlerimizden sonra, o gün hava yine çok güzel.  İçeri giriyoruz,  tam 246 merdiven var tepeye. Merdivenleri çıkarken 2 özel odaya giriyoruz. Bu odalarda William Wallace'ın önderliğindeki özgürlük savaşının hikayesi, dönemin diğer kahramanları, anıtın yapımı ile ilgili bir sürü bilgiye ulaşıyoruz. Bazı detaylar üzüyor, bazı kötülüklerin dünya yüzyıllar geçse de  kalıcı olduğunu kanıtlıyor. Ben zaten tarih sever biri olarak diliyorum da, dinliyorum. 

We couldn't visit the Monument on my previous trips but this time the weather was great. You have to climb 246 stairs to the top and we've been to the two special rooms where you can hear the story of  Wallace and freedom,  nations heroes and construction information. As an history lover, I enjoyed the stories.

Sergilenenler arasında klanının tartanı üzerinde Wallace'ın kılıcı da var. Hala bu kadar büyük kılıçlarla nasıl savaşıyorlarmış, aklım almıyor.

William Wallace's sword was also on display on his tartan, I still wonder how they fight with those big swords?

Ceket /

Jacket:

Zara

Şort  ve sandalet/

Shorts and flats:

H&M

Üst/

Top:

Topshop

Gözlük /

Sunnies:

Iconjane'in Amerika'dan hediyesi (

Iconjane's gift from US)

Duygu "özgürlüüükk" diyor :)

Duygu says" freeedooomm" :)

 O daracık 246 merdiveni çıkıp  yukarıya eriştiğinizde William Wallace'ın destan yazdığı Stirling Köprüsü savaşının geçtiği yerin yanı sıra, Forth nehri ve Stirling şehrini de görüyorsunuz. Bu manzara için ben yine o 246 merdiveni tırmanırım :)

When you climb up those 246 narrow stairs, you reach the top which offers spectacular views of River Forth, the city of Stirling and of the scene of Wallace's famous victory at The Battle of Stirling Bridge. I would climb those stairs again for seeing this view. :)

Ziyaretçi defterine de imzamızı attık!

We signed the guest book! 

Anıttan çıktıktan sonra bizim dişi Wallace'lar aşka geldi . :)

After finished the monument our female Wallace's came to life.:)

Fotoğraflarrın hepsine bakınca, hepimiz bu tarz hareketleri seyahat boyunca bol bol yapmışız, diğer fotolar için sizi şimdiden uyarıyorum. :) Wallace'ın  hikayesini de dinledikten sonra içimizdeki Gezi ruhu iyice alevlendi.

I don't know in how many photos we have done this gesture, I'm warning you, will see many of them at upcoming posts. Especially  after hearing Wallace's story, the #occupygezi spirit in all of us got out. 

Anıt sonrası çok hoş bir yer olan

Bridge of Allan

'a yollandık, geç öğle yemeğimizi güneş altında 

Jam Jar

'da yedik.  Biraz sokakta dolaştık ve bir sürü güzel lezzeti barındıran bir dükkandan pek çok güzel peynir ve başka şeyler aldık. 

We drove to

Bridge of Allan

, a very pretty town and had our late lunch at

Jam Jar

under the sun.

Yolda Morrison's da durup, T in the Park Festivali için alışverişlerimizi tamamladık. Ondan sonraki durumumuz: 

We stopped at Morrison's for grocery shopping before going T in the Park and this was our situation after that: 

Kesinlikle tarz sahibi bir yolculuk yaptığımızı söyleyemeyiz. :))

We can't say we travelled in style :)))

T in the park müzik festivalini anlatacağım bir sonraki postta görüşürüz  :)

For T in the Park music festival, see you on the next post :)

Bulunamayan Old Aberdeen

Moda Cadisi

Tarves'daki son günümüzde tavsiye üzerine korunan eski Abeerdeen'e gitmeye karar verdik. Biraz acelemiz olduğundan ve yanlış yola saptığımızdan dolayı orayı hiç göremesek de, Don nehri üzerindeki bu güzel sokak ve köprüyü bulduk. Bugün ne giydim için değerlendirmeye karar vermek en doğru seçimdi.

As we have been advised, we decided finding Old Aberdeen on our last day in Tarves. We were in a hurry a bit and chose the wrong way however we ended up that lovely street and bridge over River Don.  Outfit shooting in that location was a perfect decision.

Bu tam eski günlerdeki gibi poz olmuş  :) .

This photo looks like from my old days :) .

Ceket /

Jacket:

Zara

Pantolon /

Pant:

Oysho

Bluz /

Top:

Topshop

Ayakkabı /

Flats:

H&M

Çanta /

Bag:

Longchamp

Kolye /

Necklace:

İskoçya'dan hediye

 (Gift from Scotland)

Gözlük /

Sunnies:

Marni at H&M

Yine yeni yeniden İskoçya

Moda Cadisi

İskoçya'da eğlenceli ama sihirli bir müzikal gibi geçen 10 gün bitti ve salı akşamı gerçekliğe döndük. Yenilerin denendiği, yeni yerlerin keşfedildiği, yeni başlangıçların yapıldığı, kutlamaların eksik olmadığı günleri blogda paylaşma zamanı geldi. Dolu dolu geçen günlerde yüzlerce fotoğraf ve video çektik dolayısı ile beni editlerken uzun saatler, dolayısıyla  sizleri de uzun postlar bekliyor :) 

Our 10 day trip to Edinburgh finished on Tuesday evening and it was like an amusing but magical musical. Tried new stuff, explored new places, started new beginnings and celebrated a lot and it's time to share all of them with you. We took hundreds of photos and videos so long hours for me editing means, long posts for you to read :).

Cumartesi günü Edinburgh bizi 23 decerecelik bir sıcaklıkla karşıladı, 10 günlük evimiz düşündüğümüzden daha sıcak olabilir miydi? Ya da gelecekte burası, gerçekten evimiz olabilir miydi??? ;)

On Saturday, Edinburgh greeted us with 23 degrees of sunny weather so maybe  our 10 day home would be hotter than we tought? Or could it be our real home in the future?? ;) 

Özgürlük asil bir şeydir! Öyledir...

Indeed it is!

Sevgilim haftalar öncesinden, daha önce deneyip çok sevdiği  Edinburgh'daki

Oink

adlı restorana gitmek istiyordu. Önce kaleye çıkalım dedi, ben de biraz sonra geleceğimi etkileyecek tekliften şüphelenmeden kabul ettim. Şehri yukarıdan gören kaleye çıktığımızda, beni büyük bir sürpriz bekliyordu. Kalabalık Edinburgh Kalesi'nde hayatımın aşkından evlenme teklifi aldım ve eveti bastım. :)) Anlayacağınız Edinburgh'a indiğimiz ilk saatte, biz nişanlandık!! :))  Biraz normal olarak sorduğundan yani yüzük falan yoktu, diz falan çökmedi, ben de soruyu daha genel bir şeymiş gibi cevapladım :) Meğerse yüzük de hazırlanmış, bizi

Sheila Fleet

'de bekliyormuş.  Gelmeden önce aklımdan öyle bir şey olsa diye geçirirken, gerçekleşmesine yine de çok şaşırdım ama çok da mutlu oldum. Olay gerçek ve son derece ciddiydi :)) . Yüzüğü almak üzere Sheila Fleet'e gittik ancak yanlış istihbarat! sonucu, yüzük elime fazlasıyla büyük geldi.  Sectiği 2 yüzük arasından Keltik düğümü denilen devamlılığın sembolünü taşıyan, diğerine göre daha sıradışı ama şık olanı beğeniyorum. :) 1 hafta sonra  Edinburgh'a tekrar dönüşümüzde hazır olacağını belirttiler, biz de o zaman almaya karar verdik. 

Sheila Fleet tesadüfen, benim gitmeyi istediğim Edinburgh'un Stockbridge bölgesindeydi ve bir önceki gece webde gezinirken denemeyi istediğim

The Pantry

'de karşımıza çıkınca, yüzük dükkkanındaki sarışın havalı kız da, tavsiye edince  kutlama/öğle yemeğini burada yemeğe karar veriyoruz.

My bf insisted on going to the restaurant called

Oink

in Edinburgh weeks ago. He said let's go to the Castle first and I agreed without any hesitation. He proposed to me at the Edinburgh Castle and I said yes to the love of my life. :)) It looked very normal to me because there was no kneeling or a ring and I acted calmer. However yes we are engaged!! :)) When he told me there's a ring that we are going to pick up, I understood that's for real and felt very happy :)).  We've been to

Sheila Fleet

to pick up the ring but it was way too big for me. On the ring, I went for the one with a Celtic knot which represents contiunity like the ring itself. It's unusual and chic at the same time, I love it  :). They said we can pick it up a week later on our second trip to Edinburgh, happy days! .

Sheila Fleet was in the area that I'd like to visit called Stockbridge and we decided to have an engagement lunch in

the Pantry

which again I  wanted to try.

Haggis

'li sürpriz yumurta çok lezzetliydi.

Haggis

Scotch egg was delish!  

 İskoçya'nın meşhur ikilisi Irn Bru ve Higland cinsi inek :)

Scotland's 2 finest Irn Bru and Higland cow

Yemeğimizi bitirip yaklaşık 3 saat sürecek olan yolculukla, sevgilimin ailesinin ( Artık benim de ailem sayılırlar,  öyle değil mi? :) ) evine varıyoruz. Bu sefer karşılanmamız çok daha coşkulu oluyor ;) . Yine önceden planlanmış ama benim haberim olmayan bir yemek rezervasyonu varmış

Eat on the Green

'de. Zaman yok, hemen üzerime bunları geçiriyorum,

Offnegiysem for Mija

bluz kurtarıcım oluyor. 

After lunch, we had 3 hrs of car journey to my in laws!  house :) .  We have been welcomed warmer than ever ;) . Another surprise engagament dinner was planned at

Eat on The Green

which I had no idea of. Not much time to get ready and wore this to dinner.

Offnegiysem for Mija

blouse became my saver.  

Üst /Top:Offnegiysem for Mija 

Pantolon /Jeans:Ksubi

Ayakkabı ve çanta /Shoes and bag:Mango

Ceket /Jacket:Zara

Küpeler /Earrings:Topshop

Mükellef bir kutlama yemeği yiyoruz, sevgilimle bu gezinin en iyi yemeği ünvanını geçenlerde Eat on The Green'e veriyoruz.

We had a great feast and me and my fiancé! voted that as the best meal on the whole trip :).

Bunu ilk İskoçya'ya gittiğimden belki hatırlarsınız, şimdi ikimiz için yaptılar, güzel bir sürpriz oldu. :)

They've done it for me on my first trip to Scotland , then for us, what a nice surprise! :)

Pazar günü Andy Murray'nin şampiyonluğuna barbekü eşlik ediyor, hava mis. Ben bahçede oturup dergi okuyorum güneşin altında.  Murray'nin ( Bilmeyenler için kendisi İskoç'tur)  Wimbledon şampiyonluğu  mutluluğa boğuyor bizimkileri, bir kutlama da bunun için oluyor. Ne güzel sürprizler ve kutlamalarla başladı bu tatil!. 

On sunday we celebrated Andy Murray's Wimbledon success with a barbecue. The weather was great, I spent some time at the garden, reading some magazines. This holiday started with surprises and celebrations I tought, what a great one!

Annesinin bizim için yaptırdığı pasta o kadar güzeldi ki,  2 dilim yedim.

Zencefit duymasın! :p 

This was the cake my mother in law got for us. It was so delicious I had two slices. 

Kaldığımız 3 gün boyunca, 2 gün de koşmaya çıkıyoruz. O kadar pastayı yedikten sonra başka ne yapılabilir ki? :)  Şaka bir yana böyle güzel, havası temiz yerleri değerlendirmeden bırakır mıyız? :) 

Koşu ve sağlıklı yaşam detayları ve farklı fotolar için buyrun

Zencefit 'e .Diğer posta kadar hoşçakalın, iyi hafta sonları! 

2 days out of our 3 day stay we also went for running. What we can do after all of the cakes we have eaten?? :) I'm kidding ofcourse but the air and the surroundings was so great, we should run.

Until the next post, have a good weekend!