Bana Ulaşın

Yandaki formu kullanarak bana ulaşabilirsiniz

 


İstanbul,
Türkiye

modacadisi.jpg

MODA CADISI

Filtering by Category: "Fun"

Günlerden Burgazada

Moda Cadisi

Geçen Pazar, artık diğer pazarlara benzemesin dedik, evden çıkalım biraz nefes alalım dedik.Ortaklaşa Burgazada'da Kalpazankaya'da rakı-balık fikrinde anlaştık.  Hava bulutlu, hatta vapurun açık bölümünde giderken, acaba yazın ortasında adaya en gidecek en soğuk günü bulmuş olabilir miyiz diyorum :).

Last Sunday, we decided to take a different stroll and went to Burgazada for some rakı and fish for a change. 

Adaya vapurla varıyoruz, vapur kalabalık. Vapurdan inince dereceler yükseliyor. Kimileri Kalpazankaya'ya bisikletle gidelim diyor, kimisi faytonla. Biz daha sportif olanlardan kabul görmüyor bu öneriler. Yürüyeceğiz! :))

After ferry trip, we deciced to walk to Kalpazankaya .

Yaklaşık 25 dakika sonra Kalpazankaya'daki restoranda, mavi pötikareli masamıza kurulmuş, denize nazır siparişlerimizi vermeye hazırdık.

Within next 25 min. we were ready to order at our blue gingham tablecloth table.

Matah bir kıyafet olmasa da manzarayı bulmuşken bir kaç tane çektik. Çekerken rüzgar o kadar fazla ki, ne saçıma, ne kıyafetime mukayyet olabiliyorum. O yüz ifadeleri bunu çok iyi anlatıyor, siz ne dersiniz? :))

Altough my outfit was not really great, we took some shots infront of the scene. It was very windy and tough to control my hair and clothes but this you could tell from my facial expressions maybe, true? :) 

Üst /

Top:

Mango

Pantolon ve ceket  /

Pants and jacket:

Zara

Çanta /

Bag:

H&M

Ayakkabılar /

Shoes:

Converse

Zincirler /

Chains:

Accessorize, Indus

Gözlük / Sunnies: Markasız ( NY'dan Duygu'nun hediyesi) ,

no name ( My friend Duygu got it from NY)

 Bu tatlının yüzen sahibine ulaşma isteği görülmeye değerdi.

This cute dog was insanely  trying to reach his buddy who's swimming.

Kadın ve kedi isimli çalışmam :))

 My artwork called "The woman and the cat" :)) 

En iyi arkadaşlar 

The best friends 

Dönüş vapuruna bindiğimizde çok güzel bir öğleden sonra geçirmenin izleri yüzümüzden ve kahkahalarımızdan anlaşılıyor. Yaz bitmeden aynı kadroyla, yine tekrarlamak için sözleşiyoruz.

On the way back, everyone was happy to have a lovely afternoon like that. We sure will do that again!

Runtalya

Moda Cadisi

Herkese merhaba! Sonunda fotoğrafları toparlayıp,

Runtalya

postumu yazabiliyorum. Benim 2. maraton deneyimim olan organizasyon, 3 Mart Pazar günü  Antalya'da yapıldı. Biz cumartesi sabahı düştük yollara, neler yaşamışız hepsi yazının devamında.

Antalya'da o haftasonu sıcaklık yaklaşık 18-20 derece civarında olduğu için, kat kat giyinmek en doğru şeydi. Ben katlarımın en üstünü, fazla kalın olmayan yapısı ve geniş kalıbıyla, kamuflaj parkamdan yana kullandım. Sevgili arkadaşım Duygu'da aklın yolu bir diyerek, aynı şeyi düşünmüş.  Sabahın altısında birbirimizi öyle görünce uykumuz açılsa da, ilk kez başımıza gelen bir şey olmadığından duruma gülüp geçtik :).

1 gece kalacağımız için, şimdiye kadar taşıdığım en hafif bavulla seyahat etmiş olabilirim. Renklerinden dolayı "Bumble bee" olarak adlandırdığımız bavulum da, patlama seviyesine gelmeden mutlu bir yolculuk geçirdi.

Antalya'da konaklamamızı Porto Bello Hotel'de yaptık. Diğer otellerde yer bulamadığımız için, bu son seçeneğimizdi. Maratonun başlangıcına olan mesafesini görünce, durum daha anlaşılır oldu.  Yemekten sonra güneş altında içilen kahveler, durumu unutturdu.

Kahvelerimizden son yudumlarımızı alıp, koşuya ilişkin gerekenleri ( Gögüs numarası, tişört, çip..vs) almak için Terra City Alışveriş merkezine gittik.  Transferde sorun yoktu ancak Antalya trafiği, İstanbul'u aratmadı. Oranın otoparkında eski orduvari bir cip gören sevgilim, neden askeri parkanla üzerine çıkıp poz vermiyorsun dedi. O an için iyi görünen bu fikir, şu an fotoğrafa bakınca aynı şeyi hissettirmese de, komik bir foto olarak burada yer alabilir. 

Bu arada bir kıyafet envanteri yaparsak:

Parka ve hırka /Parka and Cardigan: Topshop

Pantolon /Jeans:Kate Moss for Topshop

Gömlek /Shirt:New Look

Şal /Scarf:Urban Outfitters

Ayakkabılar/Shoes:Puma by Miharayasuhiro

Gözlük/Sunnies:Marni at H&M

Uzun uzun kuyruklar sonunda numaralarımızı almak bizim ekibi mutlu etti. O uzun kuyruk, herkes 10km koşuyor, belli ki 21kya doğru yol almalıyız cümlesini kurdurttu :).

Pazar sabahı, 7:00'de kahvaltıdaydık. Biraz yulaf ve mısır gevreği karışımını sütle mideye indirip, üzerine biraz kahveyle kahvaltımızı tamamladık. Dolu mideyle koşulamayacağından, iştahımızı sonraya sakladık. Alana vardığımızda, hava serindi ve koşu 09:15'te başlıyordu. Fazlasıyla zamanımız olduğundan, programda bir sürü fotoğrafa  yer vardı :). Daha önce 15 km'yi tamamlamış biri olarak, hedefim 10k'yi 1 saat  veya altında koşmaktı.

Koşucuların toplanma yeri olan Cam Piramit denilen yerde vakit geçirip, dünyanın pek çok yerinden gelen insanları seyreyledik.

74 yasındaki Alman amcanın, 21 k koşmasından ilham aldık.

Pazar gününün esas kıyafeti yukarıdakiler olduğununa göre, onu da yazmak lazım:

Tayt/

Leggings:

Nike Running

Üst/Top:Adidas by Stella McCartney

Tişört ve ayakkabılar /Tee and shoes:Asics

Bel çantası/Freebag:Karrimor Run

Gözlük/Sunnies:Oakley

Hayatımda ilk kez koşarken gözlük taktım. Sıcak pembe rengiyle kalbimi çalan, polarize özellikli bu Oakley, beni rahatsız eder mi, koşarken oynar mı gibi düşüncelerimin sonunun çöp kutusu olmasını sağladı. Bu kadar büyük rahatlık olduğunu bilseydim, inanın daha önce takardım.

Hayat bazen çok garip. Bel çantası için asla asla asla diyen ben, koşmaya başladıktan sonra telefon, anahtar vs taşımak için, bel çantası takar oldum. Pembeden yine ödün vermediğim bu çantada, geçmişte benim için bir asla olsa da, itiraf etmeliyim ki büyük rahatlık!

Yalın ayak koşmak! Cesaret işi.

Runtalya

, Avrasya Maratonu'undaki parkura göre daha kolay bir parkurdu, yokuş neredeyse yoktu. Ayrıca Avrasya'nın, görsel olarak da,

Runtalya

'dan daha güzel olduğunu itiraf etmeliyim.  Burun tıkanıklığım beni biraz zorlasa da, 10k'yı 59 dakika 16 saniyede tamamlayarak, hedefime ulaştım.  Tüm 10k katılımcıları arasında

, 438.(1441 total)

, kadın katılımcılar arasından da  108. (680 total)  olmanın beni fazlasıyla mutlu ettiğini söyleyebilirim.

Daha önce de yazdığım gibi 

Runtalya'da

Adım Adım

'la beraber iyilik peşinde koştuk.  Benim amacım

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı

'nın Van'daki eğitim merkezine, dolayısı ile ilkokul çağındaki çocukların eğitimine kaynak yaratmaktı. Doğrusunu söylemek gerekirse bu tişörtü, sizlerden gelen desteğin azlığı sebebiyle, biraz içim burkularak giydim. Ben hala Van'lı çocuklara ve TEGV'na destek olmak istiyorum derseniz, geç kalmadınız. Gönlünüzden geçen miktarı aşağıdaki detaylara göndermek, sadece 5 dakikanızı alacak. Hadi ama ben 10k koştum, siz de 5 dakikanızı ayırabilirsiniz, öyle değil mi? ;)

HAVALE VE EFT İÇİN TEGV BANKA HESAP NUMARALARI

BANKA ADI 

:YAPI KREDİ BANKASI (TL) ( 0067 )

ALICI ADI :TÜRKİYE EĞİTİM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI

ŞUBE :BEYOĞLU ÖZEL BANKACILIK MERKEZİ (410)

HESAP NO :1000000

IBAN : TR74 0006 7010 0000 0001 0000 00, SWIFT KOD: YAPITRIS

Açıklama : AA/Burcu Olgun/KENDİ ADINIZ

http://www.tegv.org/kredi-karti-ile-bagis

Sahiplerini bekleyen binlerce çanta...

Organizasyondan da kısaca bahsetmek gerekirse, Runtalya Avrasya'yı fazlasıyla geçti. Koşu sonrasında koşucular için kurulan loungeda yediğimiz meyveler ve simit , inanın dünyanın en güzel yemeği gibi geldi. Adını öğrenemediğimiz canlı müzik yapan grup eşliğinde, kah şarkı söyledik, kah dansettik ve yarışı tamamlamanın keyfini çıkarttık. Avrasya sonunda elimize tutuşturulan plastik torbaları hatırladığımda, bu yarışın çok daha iyi düşünülmüş ve sosyalleşmenin de öneminin unutulmadığı bir organizasyon olduğunu söyleyebilirim.  Dönüş transferinde bilgilendirme ve yönlendirme açığı  olsa da, bu konu böyle güzel organizasyona gölge düşüremeyecek bir detay olarak kaldı.

Yarıştan sonra bu güzel günü, kutlamaya karar verdik. Bir bira veya daha fazlasını!  haketmiştik. :)

Sonuç olarak, Runtalya hepimiz için her dakikasından keyif aldığımız, yeni insanlarla tanışırken, kendimizi sınadığımız muhteşem bir organizasyon ve güzel bir haftasonu oldu. Buradan çağrıma karşılık verip bağış yapanlara, organizasyonda emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. Beni böyle havalara sıçrattığınız için teşekkürler :) Şimdi durmak yok, bundan sonraki ilk yarışta hedefim, zor olsa da, 21k'yı bitirmek.

Bağışlarınızı göndermeyi unutmayın! 

*Fotoğraf desteği veren

Duygu

ve

Kıvanç

'a da öpücükler xx

Pazarların en güzeli

Moda Cadisi

Pazar günü güneş uzun süredir saklandığı yerden çıktıysa biz de çıkmalıydık. Doğrusu güneşin çıktığını görmeden bir gece önce sözleşmiştik bile. Yine Karaköy'ün yolunu tuttuk, aldığımız simitler eşliğinde Ops'ta kahvaltı ettik. Kahveyi son zamanlardaki favorimiz Muhit'te tatlı kediciklerle içtik.

On sunday if sun decided to come out where it has been for a long time and ofcourse we also should go out. Our sunday spot was Karaköy again. We had breakfast at Ops followed by coffees in our latest favorite Muhit together with sweet kitties.

Bizim pazar takımı /

Sunday team

Günün ikinci kısmında bir süredir gitmek istediğimiz, Feriköy Organik Pazarı'nın yerinde kurulan Antika pazarının yolunu tuttuk.  Pazar çok güzel ve eğlenceli. Eski fotoğraflar, objeler, tabaklar sizi bir süreliğine başka dünyalara ve dönemlere götürüyor. Pahalı antika değeri olan parçaların yanı sıra, bizim aldığımız gibi küçük ve uygun fiyatlı parçaları da bulmak mümkün. Turumuzun sonunda, etkisini yitirmeye başlayan güneşi, sıcak çayların yanında yenilen gözlemelerle uğurluyoruz. 

On the second half of the day, we visited the Antique Market in Ferikoy. It was a fun and great place . Old photos, objects from the past and old chinas take you to another eras and lives.There were many expensive pieces which has antique value but it's also possible to find nice and relatively cheaper pieces like we bought. 

Belki o çiçeklerdi, beni mutlu eden?

Moda Cadisi

Güzel bir hafta tüm hızıyla başladı. Fizik tedavi sayesinde omuzum iyileşiyor, sevgilim uzaklardan döndü. Dün onun doğum günüydü, daha sırada sevgililer günü var. Kutlamalar, minik mutluluklar, hayata verilen aralar...

Another nice week has kicked off. My shoulder is getting better thanks to physio therapy and my love has returned from far lands. It was his birthday yesterday and we still have Valentine's day next. Celebrations, little happy moments, small breaks to life...

Kızlarla çekilen fotoğraf seanslarına nedense, ciddiyet alınmıyor, şaklabanlığın her türlüsüne yer oluyor. O gün de belli ki bunlardan biriymiş.  Sarp ile Yeliz'in aşkı da bu fotolarla, sizlere ulaşsın :). Ne olursa olsun, gülmek güzel şey, öyle değil mi?

When we took pics with the girls obviously we can not be serious and having lots of clownish moments. Looks like that day was one of them.  Whatever happens, laughing is a wonderful thing. Don't you think?

Kazak (Yeni) /Sweater (New) :Zara

Tayt (Yeni), yelek  /Leggings (New), waistcoat :H&M

Palto /Coat:Isabel Marant

Botlar /Boots:Deena&Ozzy

Çanta/Bag:Marc by Marc Jacobs

Gözlük/Sunnies:Celine

Kolye /Necklace:Bee Goddess

Fotolar için teşekkürler

Iconjane

/ Thanks to

Iconjane

for photos