Bana Ulaşın

Yandaki formu kullanarak bana ulaşabilirsiniz

 


İstanbul,
Türkiye

WHAT TO EXPECT WHEN YOU APPLY FOR A SPOUSE(SETTLEMENT) VISA FOR UK

MODA CADISI

WHAT TO EXPECT WHEN YOU APPLY FOR A SPOUSE(SETTLEMENT) VISA FOR UK

Burcu Henderson

Hello! Recently, it's been a month since I've returned to Scotland and received my BRP (British Residence Permit). Life is good, we are finally united and  happy. I am feeling a bit more settled down and enjoying being back to Scotland next to my husband Spencer for good. We are dealing with renovating our other home, possibly move in at the beginning of March and I even started volunteering at The British Heart Foundation's Cupar shop 2-3 days a week. Writing this post has been lingering on my mind since I got the spouse visa. We fought for it over a year and it was a nightmare. It was a year of desperation, sadness and frustration. We lost a lot of money and above all precious time that we can not take back, it's gone forever. We had be separated for a long time as loving husband and wife which was  beyond our control and that was the worst feeling. We've missed the time could be spent together, birthdays, weddings, events, special occasions, family trips, 2 Christmases, opportunities.. and more.  Every time it happened, we felt awful and sad.

Merhaba! Gecenlerde İskocya'ya gelişimin ve oturma iznimi almanın 1. ayı doldu. Hayat güzel ve biz yeniden birleştik, mutluyuz. Kendimi daha fazla buraya ait hissediyorum ve eşimin yanına temelli dönüşümün tadını çıkartıyorum. Daha büyük diger evimize taşınmak icin yenilemeler yapıyoruz ve büyük ihtimalle Mart başında tasınmıs olacagız. Bunların yanı sıra British Heart Foundation'ın  ( Britanya Kalp Vakfı) Cupar şubesinde haftada 2-3 gün gönüllü çalışmaya başladım. Bu postu yazmak oturma iznini aldıgımdan beri aklımdaydı.Biz bunun için 1 yıldan fazla savaş verdik ve tam bir kabustu. 2016 caresizlik, üzüntü ve hayal kırıklıkları yılıydı. Bu süre içerisinde maddi kayba ugradık ve hepsinden önemlisi asla geri getiremeyecegimiz zamanı yitirdik. Birbirini seven bir çift olarak bizim istegimiz ve kontrolumuz dışında ayrı kalmak zorunlulugu korkunc bir duyguydu. Beraber gecirebilecegimiz zamanı, dogum gunlerini, evlilik törenlerini, özel günleri, aile tatillerini, 2 Noel ve yılbaşını, çeşitli fırsatları ve daha fazlasını kaybettik. Bunların oldugu her defa üzgün ve kötü hissettik.

Since I have been there and I know how it feels, I thought writing a post on what to expect while applying for spouse/settlement visa for UK after what we have been through, might help some others  and prevent some possible disasters. Before move on the subject, please bear in mind I'm married to my British Citizen husband over 2,5 years and I'm from Turkey (Mostly considered a third world country, non  EU). Every case might show different circumstances but this is our experience and we've made some mistakes along the way, so here I go:

Bunları yaşadıgım ve nasıl hissettigini bildigim için, oturma izni/ eş vizesine başvurmak isteyen sizleri nelerin bekledigi hakkında bir post yazmanın, bazı felaketleri önleyebilecegini düşündüm. Konu üzerinde ilerlemeden önce, eşimin Britanya vatandaşı oldugunu, 2,5 yıldan fazladır evli oldugumuzu, benim Turk vatandaşı oldugumu ( Çogunlukla 3. dünya ülkesi sayılan ve Avrupa Birligi dışında) belirtmek isterim. Her başvuru farklılık gösterebilir ancak bu bizim tecrubemiz ve biz bu süreçte bazı hatalar yaptık, hadi başlayalım:

1) First rule is never plan! Never have a deadline, never book any holidays or dream to do  anything because those kind of arrangements can cause so much frustration and sadness if you can not make it. If you don't expect anything, you won't be disappointed that much. In the first application we tought it won't take that long and we had tickets for Madonna concert in Glasgow. We planned a little romantic get away trip attached to the star's concert that I was waiting to see for more than 20 something years. Of course I couldn't make it!  Our 400 quid worth of tickets kinda wasted because my husband is not a fan of hers and he took one of his friend's wife to the concert at the last minute. They made their way to the front so a stranger that I ever haven't met in my life was enjoying Madonna almost under her feet and I had to see it on social media. You can tell how I felt! Not very happy!! :(  After that, Christmas was around the corner, you can think oh maybe they will let me be with my family at Christmas but you are so wrong cos they don't care! ( Sorry to be this blatant but that is the truth!)

1) İlk kural asla plan yapmayın! Aklınızda bir tarih olmasın, herhangi bir tatil ve organizasyon planı yapmayın, hiç bir şeyin hayalini kurmayın. Bu tarz olaylar gerçekleştiremediginizde çok fazla üzüntü ve hayal kırıklıgına sebebiyet veriyor. Bir şey beklemediginiz takdirde, o kadar sukutu hayale ugramıyorsunuz. İlk başvuruda biz sürecin o kadar uzun olacagını tahmin etmiyorduk ve Madonna'nın Glasgow konserine biletimiz vardı. 20 kusur yıldır görmeyi hayal ettigim şarkıcının konserine paralel, romantik bir kaçamak planlamıştık ve ben tabi ki bunu gerçekleştiremedim. 400 poundluk biletlerimiz bir çeşit heba oldu cunku Spencer Madonna hayranı degildir ve boşa  gitmesin diye bir arkadasının eşini konsere götürdü. Konser sırasında en öne kadar gidip, Madonna'yı ayaklarının dibinde izleme şansı buldular ve bunu benim hayatımda hiç tanımadıgım birisine kısmet oldu ve o tüm olayı sosyal medyadan yayınladı. Benim halimi tahmin edersiniz, hiç mutlu degildim tabi ki! :( Sonrasında Noel zamanıydı ve ben belki işlemler tamamlanır ve beni ailemin yanına yollarlar diye düşündüm ancak o da gerçekleşmedi çünkü ailemle birlikte olup olmamam onların umurunda degildi! ( Bu kadar direkt oldugum için üzgünüm ancak gerçek bu) 

2) Maybe you have applied for a British visa by yourself online before (In the past, I did all my visa applications and many people's applications online by myself too ) but keep in mind settlement visa is something more serious and different from a tourist visa so take it seriously and don't be naive. In the beginning we tought, it will be so easy, since we met all the financial and english requirements  but there's more than that in the process which we learnt in the hard way.

2) Belki önceleri Britanya vize başvurularınızı kendiniz yaptınız (Geçmişte ben de kendim ve daha pek çok kişi için online başvuru yapmıştım) ancak şunu unutmayın ki oturma izni turist vizesinden çok daha ciddi ve farklı bir durum dolayısıyla konuyu ciddiye almanızı öneririm. Biz ilk başlarda finansal ve ingilizce konularında kendimize güvendigimiz için hiç bir sorun olmayacagını düşünmüştük ancak durumun bundan ibaret olmadıgını süreç boyunca zorlu yollardan ögrendik.

3) You may be well educated, even feel it's a piece of cake filling that form but if you are not familiar with the process like us there is always a chance you can miss a part, any requirements and new regulations you are not aware of or you can get bored and you think you did enough, don't!  At this point my advice to you is, if you can afford work with a firm/attorney who is specialised in visa field, please do it.  Since I was in Istanbul, with a word of mouth from my friends I've worked with Visavis. They sometimes needed a little push but thanks to them I've got my visa and so happy that I've worked with them on the process. When we applied with Visavis, they've filled the forms that we never came across on the first time. We provided different documents and done different requirements including tax situation (It was a document 60 pages long stating about the tax requirements). It took a long time to prep everything and sometimes we were frustrated and missed another Christmas but eventually we saw the reason behind all of it. It will cost you but it's all worth it at the end. You will end up spending even less than when you are apart with your husband ( Flights, accomodation costs, emotional shopping and eating .. etc :)) 

3) İyi eğitimli olabilirsiniz, hatta formu doldurmanın çocuk oyuncagı oldugunu düşünebilirsiniz ancak bizim gibi sürece aşina degilseniz, her zaman bir şeyi gözden kaçırmanız, farkında olmadıgınız şartların olması durumu veya sıkılıp yaptıklarınızın yeterli oldugunu düşünme durumu olabilir, yapmayın! Bu noktada benim size önerim eger gücünüz yetiyorsa oturma izni işlerinde uzman bir şirket ve avukatla çalışmanız yönünde olacaktır. Ben İstanbul'da oldugum için süreçte arkadaşlarımın tavsiyesiyle Visavis ile çalıştım. Bazen biraz itici güce ihtiyaç duysalar da, onlar sayesinde oturma iznimi alabildim ve süreçte onlarla çalıştıgım için memnunum. Başvuru yaptıgımızda Visavis, 1. başvuruda hiç doldurmadıgımız formları doldurup, vermedigimiz belgeleri istedi, hiç yapmadıgımız bazı koşulları yerine getirmemiz gerektigini söyledi. Mesala vergi ile ilgili 1. başvuruda hiç bir şey yapmamıştık ve bu  konudaki yükümlülükleri anlatan belge yaklaşık 60 sayfa uzunlugundaydı. Her şeyi hazırlamak düşüdügümüzden uzun sürdü, bizi biraz ugraştırdı ve benim 2. bir Noel'i kaçırmama sebep oldu ancak sonunda tüm bu yaptıklarımızın bir anlamı oldugunu anladık ve bunlara degerdi. Bir şirket ile çalışmanın maliyeti olabilir ancak uçak, konaklama masrafları, üzüntüyle yapılan alışveriş! ve yeme içme masraflarını düşününce ödenen bedel inanın ki daha az! :) 

4) If you are comfortable applying yourself please "don't assume" anything while filling the form. The system is based on eliminating you so if you don't exactly tick the box, keep in mind that you are out of the box and will most probably get a rejection. You are not given any chance to speak to anyone and you can not reach anyone to clear the situation so if you can't obtain exactly what they ask from you, don't apply till you can.  For example, like my education, wasn't equivalent to bachelors degree to be exempt from English but I was graduated from one of the well known universities where teaching language was English. I gave a letter as a proof from the university and added my transcript which even included that I've passed courses like management, statistics.. etc in english but that wasn't what they want. Depending on our assumption which we tough it  will be enough for proving my english so I didn't take the A1 test thus I got a rejection. (There were only 2 reasons for my rejection, the clearance officer not assured that I can speak english and missing  documents from my husband's previous work)

4) illa başvurunuzu kendiniz yapacaksanız formu doldururken hiç bir şeyi "farz etmeyin". Sistem sizi elemek üzerine kurulu dolayısı ile eger o kutucugu tıklayıp, içinde degilseniz, kutucugun dışındasınız demektir, bu da red almanıza neden olabilir. Durumu açıklamak için kimseyle konusamayacaksınız, düzeltmek için şansınız olmayacak dolayısı ile istedikleri şartlarda o kutucugu dolduramıyorsanız, şartları gerçekleştirene kadar bekleyin.Mesela benim egitimim istedikleri bakaloryaya denk degildi ancak ülkenin sayılı okullarından birinde (Bogazici Universitesi 2 yıllık Turizm ve Otelcilik Yönetimi)  ögrenim dili İngilizce olan bir eğitim almıştım. Okuldan yazı aldım ve hatta İşletme ve istatistik.. gibi dersleri ingilizce dilinde geçtigimi gösteren not dökümümü ekledim. Bunların yeterli olacagını düşünüp, istedikleri A1 testini de yapmadım ve red aldım. (Red sebebi iki taneydi biri memurun İngilizce bildigim konusunda ikna olmaması diğeri ise eşimin bir önceki işinden gereken belgeleri sağlayamamızdı)

5) If you don't ever meet financial and english requirements don't apply till you meet them. Sponsor spouse needs to make minimum 18,600 pounds  and more yearly to bring his/her non EU spouse to the country, it will be even  more if you have dependant children. 

5) Eger finansal ve İngilizce koşullarını karşılayamıyorsanız, bunları yerine getirene kadar basvurmayın. Sponsor eşin, EU vatandası olmayan eşini getirebilmesi için  yılda minimum 18.600 pound ve fazla kazandıgını belgemesi gerekiyor, eger çocuklar varsa bu miktar daha da fazla.

6) If your spouse doesn't work in a job in UK more than 6 months don't rush to apply and wait till you can provide all the documents prior to 6 months from his/her  job. This was one of the reasons I got a rejection in the first application (Which done by ourselves)  because we weren't aware of the 6 months rule and we wanted to have the settlement visa sooner just to move along with our settlement in UK. My husband was working in Baku before he got a job in Scotland. We tought since it was over, we didn't need to put anything regarding to that job. We were not depending on that income and to be honest nothing was done on paper in Baku so we didn't have anything anyway. Because you have to submit all pay slips, bank accounts, bank transfers..etc you should be in a position to obtain all of it at least for six months.

  6) Eğer eşiniz Birleşik Krallık'ta bir işte 6 aydan fazla çalışmıyorsa, başvurmak için acele etmeyin ve işi ile ilgili son 6 aylık dokumanları saglayabileceginizden emin olun. Bu yukarıda belirttigim gibi bizim kendi yaptıgımız ilk başvurumun red edilmesine sebep olmustu. Biz 6 ay kuralından haberdar degildik ve yerleşmemizi hızlandırmak için oturma iznini en kısa sürede alıp, yolumuza devam etmek istedik. Eşim İskoçya'daki işi kabul etmeden önce Baku'de çalışıyordu ve orayla işimiz bittigi ve o gelire dayanmadıgımız için orayla ilgili belge koymamıştık. Zaten Baku'de hiç bir şey kagıt üzerinde yapılmadıgından, elimizde belge de yoktu açıkçası. İş ile ilgili tüm maaş ödemelerini, banka transferlerini..vs yi göstermeniz gerektigi için eşinizin işiyle ilgili bu belgeleri en az  6 aylık süreç için bir araya getirebileceginizden lütfen emin olun.

7) Never apply near Christmas, visa procedure takes time and not all go as planned. If you can not make it to Christma,  it's one of the most sad times to be away from your hubby, family and all the festive period goodness. It was a strategic mistake that we've made and I was in Turkey instead of in Scotland although I have a valid visa to be in UK. Process was on going and my passport was held by the TLS (Company handling UK visas) .

7) Asla Noel'e yakın zamanda başvuru yapmayın cünkü işler planladıgınız gibi gitmeyebiliyor .Noel zamanında eşinizden, ailenizden ve yılın en güzel zamanında uzak kalmak üzücü olabiliyor. Bu bizim yaptıgımız stratejik bir hataydı ve benim geçerli vizem olup, o zamanda orda olmaya hakkım varken, başvuru ve pasaportum içeride oldugundan Türkiye'deydim. 

8) We've never seen it but later I've realised that you can keep your passport with you during the process with extra charge of 45 pounds. If I knew it, I won't be stucked in Turkey for so long during the first application process and could plan a get together with my hubby in other countries other than UK. 

8) Bunu da daha sonra gördük ancak 45 pound ekstra ödeme karşılıgında başvuru sırasında pasaportunuzun sizde kalmasını sağlayabiliyorsunuz. Eger bunu biliyor olsaydık, Birleşik Krallık dışında bir yerde eşimle bir araya gelme organizasyonu yapabilirdik.

9) Standard visa process takes 2-3 months and there's no way you can get any information until it is finalised. Waiting without knowing anything is a killer, puts so much stress on you so if you can afford, I'd advise you to go with the fast track with paying another 450 pounds extra. I know all the visa process is a huge cost but you will get the answer in 3 weeks, maximum 15 work days to be exact and it saves you a lot of time and hassle. That's what we did in the second application and got the result in almost 2 weeks. By the way, I was lucky to stay with my family and friends, for that long time, felt uncomfortable for both sides, although they never mind I was staying that long. What if I don't have them?? I can't even think! 

9) Standart vize sureci 2-3 ay ve bu süreç içerisinde ne zaman kesin sonuçlanacagına dair bilgiyi hiç bir yerden elde edemiyorsunuz. Hiç bir şey bilmeden ve yapamadan beklemek zor bir durum ve çok stresli. Size önerim eger yine ekonomik olarak sizi zorlamayacaksa fast track denilen hızlı sonuç alma yöntemiyle başvurmak. 450 pounda mal oluyor ve biliyorum vize süreci zaten maliyetli ancak cevabı 3 haftada, daha kesin olmak gerekirse 15 iş günü içerisinde alıyorsunuz ve sizi bir sürü zahmet ve zaman kaybından kurtarıyor. Biz ikinci başvuruda bu yöntemle 2 haftada sonucu ögrenmiştik. Bu arada ben ailemin, arkadaşlarımın yanında kalacak kadar şanslıydım ancak bu kadar uzun süreli kalışlar onlar hiç bir sey demeseler de, iki taraf için de rahatsız olabiliyor. Peki ya böyle bir imkanım olmasaydı, ne olacaktı düşünmek bile istemiyorum!

10) After the rejection, the papers you are given leading you to appeal so again without consulting anyone we decided going with the appeal process because we thought it's the right way to go. I did my english test( A daily trip to Glasgow and another 150 pounds and passed with an A, what a surprise!! )  and gathered papers from Baku job as much as we could and sent all the documents to the tribunal court. Never fall for appeal because it is a trap! Again we were sure that it will be ok because we provided the papers which were missing during the application and  decision shouldn't be taken that long. Oh we were so naive, obviously the justice system about immigration in Britain is the slowest one. It took 10 months and we didn't have a positive result, it was total waste of time and money. It was a total destruction because we have been kinda rejected twice! My advise to you forget about the visa payment you made, burn it and apply in a right way again, you will get the result sooner. After my appointment with attorney in Visavis he told me it was a wrong thing to go along the appeal route because we didn't meet the requirements at the time of the visa application and thus the decision of the entry clearance office was not faulty. We never tought that way! Appeal is a battle you can never win!

10) İlk red cevabından sonra, size verilen kagıtlar sizi temyize yönlendiriyor ve biz yine kimseye danışmadan bunun doğru yol oldugunu düşünüp o yolda ilerlemeye karar verdik. Ben Glasgow'a gunluk bir ziyaret yapıp, test için de 150 pound ödeyip A1 testini yaptım. ( A ile geçtim, inanabiliyor musunuz?? !! :P) Baku'deki iş ile ilgili belgeleri toplayabildigimiz kadar toplayıp kagıtları mahkemeye gönderdik. Sakın temyiz yolunu seçmeyin çünku bu bir tuzak! Biz eksik belgeleri tamamladıgımız için, her şeyin yolunda oldugunu ve kararın verilmesinin fazla sürmeyecegini düşünüyorduk. Ne kadar safmısız, Britanya göçmenlik mahkemeleri ve adalet sistemi çok yavaş. Sonuç almamız tam 10 ay surdu ve karar olumsuzdu. Bizim için tam bir yıkım oldu ve şimdi 2. kere mi red edilmiştik? Benim tavsiyem ödediginiz vize ücretlerini unutun, yakın ve dogru bir şekilde yeniden başvurun, daha kısa sürede sonuç alırsınız. Visavis'teki avukatla yaptıgımız görüşme neticesinde her şey açıklıga kavuştu ve bize dedi ki "temyiz kararın yanlışlıgına karşı yapılır ve siz başvuru yaptıgınız zaman istenilen yükümlülükleri sağlamamışsınız dolayısı ile vize memurunun kararı dogru". Hiç böyle düşünmemiştik. Kısacası, temyiz asla kazanamayacagınız bir savaş!

11) If you got rejected and return back to UK for visiting your spouse  with the valid visa you still have ( I had a valid family visit visa) get ready to be taken to detention and being questioned. It was like that every time I tried to go back till I have the letter that I'm eligible to live in the UK. There's no better feeling seeing the UK Border sign and know you will be all fine because you have the residence permit. (P.S: Residence permit is valid for 33 months, you have to re apply after that and can do it in UK) 

11) Diyelim ki red aldınız ve geçerli olan vizenizle  eşinizi ziyaret ettiniz ( Benim hala geçerli aile ziyaret vizem vardı), her defasında bekletilmeye ve sorgulanmaya hazır olun. Elimde oturma izni alabildigime dair mektupla gidene kadar, bu hep böyle oldu. O UK Border yazısı görüp, stres olmadan geçebileceginizden emin olmak kadar güzel bir duygu yok.( Bu arada oturma izni 33 ay için geçerli sonra tekrar yenilemeniz gerekiyor ve bunu Birleşik Krallık'ta yapabiliyorsunuz) 

12) Don't think they are biased with you, when you do everything right, leave no open ends, you will possibly get it. Don't be that desperate! However our attorney said there's still % 5 chance to be rejected but I think with the visa process you can never be % 100 sure.

12) Sizle ilgili ön yargıları oldugunu düşünmeyin, her şeyi doğru yapar, açık nokta bırakmazsanız muhtemelen vizeyi alabilirsiniz. O kadar çaresiz hissetmeyin! Bizim avukatımız % 5 red şansı oldugunu söylemişti ancak vize sürecinde sanırım hiç bir sey % 100 garanti degil.

That's what we have been through last year and now it's a bitter memory that we are trying to get over and recover from. Hope this post will be helpful to some of you and that's my only consolation in our painful experience. Please do not hesitate to reach if you have any questions, I'll be happy to help where I can.

Be strong, good luck to all of you! x

 Işte bunlar bizim geçen yıl vize sürecinde yüzleştiklerimiz, şimdi acı bir anı olsa da üzerinden gelip, toparlanmaya çalışıyoruz. Umarım bu yazı sizlere yardımcı olur ve bu benim bu ıstıraplı sürecten tek kazanımım. Eger sorunuz olursa lütfen sormaktan çekinmeyin, elimden geldigince yardımcı olmaya calışırım.

Güçlü olun ve hepinize iyi şanslar! x